إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
Itha waqaAAati alwaqiAAat
Kıyamet koptuğu zaman.
Çeviri
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
Laysa liwaqAAatiha kathiba
Onun gerçekleşmesine artık yalan diyecek yoktur.
Çeviri
خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ
Khafidatun rafiAAa
O; alçaltıcı, yükselticidir.
Çeviri
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا
Itha rujjati al-ardu rajja
Yer şiddetle sarsılınca.
Çeviri
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا
Wabussati aljibalu bassa
Dağlar paramparça olduğunda.
Çeviri
فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا
Fakanat habaan munbaththa
Derken toz toprak halinde dağılıp savrulduğu zaman.
Çeviri
وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَـٰثَةً
Wakuntum azwajan thalatha
Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman.
Çeviri
فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
Faas-habu almaymanati maas-habu almaymanat
Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!
Çeviri
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Waas-habu almash-amati maas-habu almash-amat
Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!
Çeviri
وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ
Wassabiqoona assabiqoon
(Hayırda) önde olanlar, öncülerdir.
Çeviri
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ
Ola-ika almuqarraboon
İşte onlar, yakınlaştırılmış olanlardır.
Çeviri
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ
Fee jannati annaAAeem
Onlar Naim Cennetleri'ndedirler.
Çeviri
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Thullatun mina al-awwaleen
Bir çoğu öncekilerdendir.
Çeviri
وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ
Waqaleelun mina al-akhireena
Birazı da sonrakilerdendir.
Çeviri
عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ
AAala sururin mawdoona
(Altın ile) işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Çeviri
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ
Muttaki-eena AAalayha mutaqabileen
Karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Çeviri
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ
Yatoofu AAalayhim wildanunmukhalladoon
Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.
Çeviri
بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
Bi-akwabin waabareeqa waka/sinmin maAAeen
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.
Çeviri
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
La yusaddaAAoona AAanhawala yunzifoon
Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.
Çeviri
وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ
Wafakihatin mimmayatakhayyaroon
Beğendikleri meyveler.
Çeviri
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Walahmi tayrin mimmayashtahoon
Canlarının çektiği kuş etleri.
Çeviri
وَحُورٌ عِينٌ
Wahoorun AAeen
Ve iri gözlü huriler.
Çeviri
كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ
Kaamthali allu/lui almaknoon
Saklı inciler gibi.
Çeviri
جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Jazaan bima kanooyaAAmaloon
İşledikleri amellere karşılık olarak (verilir.)
Çeviri
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا
La yasmaAAoona feeha laghwanwala ta/theema
Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
Çeviri
إِلَّا قِيلًا سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا
Illa qeelan salaman salama
Söylenen; yalnızca "Selâm, selâm!" dır.
Çeviri
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ
Waas-habu alyameeni maas-habu alyameen
Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!
Çeviri
فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ
Fee sidrin makhdood
Dikensiz sedir ağaçlarında.
Çeviri
وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
Watalhin mandood
Salkım salkım muz ağaçlarında.
Çeviri
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
Wathillin mamdood
Uzamış gölgeler.
Çeviri
وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ
Wama-in maskoob
Çağlayarak akan sular.
Çeviri
وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
Wafakihatin katheera
Bir çok meyveler.
Çeviri
لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
La maqtooAAatin walamamnooAAa
Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.
Çeviri
وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ
Wafurushin marfooAAa
Ve yüksek döşekler içindedirler.
Çeviri
إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً
Inna ansha/nahunna inshaa
Biz, o hurileri yeni bir yaratılışla yarattık.
Çeviri
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا
FajaAAalnahunna abkara
Onları bakireler kıldık.
Çeviri
عُرُبًا أَتْرَابًا
AAuruban atraba
Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Çeviri
لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
Li-as-habi alyameen
Sağ taraftakiler için.
Çeviri
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Thullatun mina al-awwaleen
Bir çoğu öncekilerden.
Çeviri
وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ
Wathullatun mina al-akhireen
Bir çoğu da sonrakilerdendir.
Çeviri
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ
Waas-habu ashshimalima as-habu ashshimal
Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!
Çeviri
فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ
Fee samoomin wahameem
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde.
Çeviri
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ
Wathillin min yahmoom
Simsiyah bir duman gölgesinde.
Çeviri
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ
La baridin wala kareem
Ne bir serinlik, ne de bir güzellik!
Çeviri
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
Innahum kanoo qabla thalikamutrafeen
Çünkü onlar, bundan önce (arzularının hoşuna giden şeyler içinde) şımarmış kimselerdi.
Çeviri
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
Wakanoo yusirroona AAalaalhinthi alAAatheem
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Çeviri
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
Wakanoo yaqooloona a-itha mitnawakunna turaban waAAithamana-inna lamabAAoothoon
"Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz?" diyorlardı.
Çeviri
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
Awa abaona al-awwaloon
"Daha önceki atalarımız da mı?"
Çeviri
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ
Qul inna al-awwaleena wal-akhireen
De ki: "Hem öncekiler, hem sonrakiler."
Çeviri
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
LamajmooAAoona ila meeqatiyawmin maAAloom
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
Çeviri
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ
Thumma innakum ayyuha addalloonaalmukaththiboon
Sonra gerçekten sizler ey sapıklar, yalanlayıcılar!
Çeviri
لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ
Laakiloona min shajarin min zaqqoom
Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
Çeviri
فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ
Famali-oona minha albutoon
Karınlarınızı hep ondan dolduracaksınız.
Çeviri
فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ
Fashariboona AAalayhi mina alhameem
Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.
Çeviri
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ
Fashariboona shurba alheem
Susamış develerin içişi gibi içeceksiniz.
Çeviri
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ
Hatha nuzuluhum yawma addeen
İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.
Çeviri
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
Nahnu khalaqnakum falawlatusaddiqoon
Sizi biz yarattık. (Tekrardan yaratılışı) tasdik etmeniz gerekmez mi?
Çeviri
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ
Afaraaytum ma tumnoon
Akıttığınız meniyi gördünüz mü?
Çeviri
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ
Aantum takhluqoonahu am nahnu alkhaliqoon
Onu siz mi yaratıyorsunuz? Yoksa yaratan biz miyiz?
Çeviri
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
Nahnu qaddarna baynakumualmawta wama nahnu bimasbooqeen
Aranızda ölümü takdir eden biziz. Bizler aciz de değiliz.
Çeviri
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ
AAala an nubaddila amthalakumwanunshi-akum fee ma la taAAlamoon
Yerinize benzerlerinizi getirip, değiştirmek ve sizi bilemediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususunda.
Çeviri
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
Walaqad AAalimtumu annash-ata al-oolafalawla tathakkaroon
Andolsun ki ilk yaratmayı bildiniz. O halde düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?
Çeviri
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ
Afaraaytum ma tahruthoon
Ektiğiniz şeyleri gördünüz mü?
Çeviri
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ
Aantum tazraAAoonahu am nahnu azzariAAoon
Onu siz mi bitiriyorsunuz? Yoksa bitiren biz miyiz?
Çeviri
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
Law nashao lajaAAalnahu hutamanfathaltum tafakkahoon
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık; siz de şaşırıp kalırdınız.
Çeviri
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ
Inna lamughramoon
Doğrusu borç altına girdik.
Çeviri
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Bal nahnu mahroomoon
"Daha doğrusu biz yoksul bırakıldık (dersiniz)."
Çeviri
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ
Afaraaytumu almaa allatheetashraboon
İçtiğiniz suyu gördünüz mü?
Çeviri
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ
Aantum anzaltumoohu mina almuzni am nahnualmunziloon
Onu buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa indiren biz miyiz?
Çeviri
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
Law nashao jaAAalnahu ojajanfalawla tashkuroon
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
Çeviri
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ
Afaraaytumu annara allateetooroon
Tutuşturup, yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?
Çeviri
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ
Aantum ansha/tum shajarataha am nahnualmunshi-oon
Onun ağacını siz mi yarattınız? Yoksa yaratan biz miyiz?
Çeviri
نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلْمُقْوِينَ
Nahnu jaAAalnaha tathkiratanwamataAAan lilmuqween
Biz onu, bir ibret ve gelip geçen yolcuların istifadesi için yarattık.
Çeviri
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
Fasabbih bismi rabbika alAAatheem
O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!
Çeviri
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ
Fala oqsimu bimawaqiAAi annujoom
Yıldızların yerlerine yemin ederim ki!
Çeviri
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ
Wa-innahu laqasamun law taAAlamoona AAatheem
Eğer bilirseniz, gerçekten bu büyük bir yemindir.
Çeviri
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ
Innahu laqur-anun kareem
Şüphesiz bu, değerli bir Kur'an'dır.
Çeviri
فِى كِتَـٰبٍ مَّكْنُونٍ
Fee kitabin maknoon
Gizli/korunmuş bir kitaptadır.
Çeviri
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ
La yamassuhu illa almutahharoon
Ona ancak temizlenmiş olanlar dokunabilir.
Çeviri
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
Tanzeelun min rabbi alAAalameen
Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Çeviri
أَفَبِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ
Afabihatha alhadeethi antummudhinoon
Şimdi siz, bu sözü mü yalanlıyorsunuz?
Çeviri
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
WatajAAaloona rizqakum annakum tukaththiboon
Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükrediyorsunuz?
Çeviri
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ
Falawla itha balaghati alhulqoom
Hani can boğaza gelip dayandığında.
Çeviri
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ
Waantum heena-ithin tanthuroona
O vakit siz bakıp durursunuz.
Çeviri
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ
Wanahnu aqrabu ilayhi minkum walakinla tubsiroon
Biz; ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Çeviri
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ
Falawla in kuntum ghayra madeeneen
Madem ki (tekrardan dirilip) ceza görmeyecekmişsiniz.
Çeviri
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
TarjiAAoonaha in kuntum sadiqeen
Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!
Çeviri
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ
Faamma in kana minaalmuqarrabeen
Eğer o (ölen kişi), yakın kılınanlardan ise.
Çeviri
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ
Farawhun warayhanun wajannatunaAAeem
Ona rahatlık, güzel rızık ve Naim Cenneti vardır.
Çeviri
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
Waamma in kana min as-habialyameen
Eğer o, sağdakilerden ise.
Çeviri
فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
Fasalamun laka min as-habialyameen
Ey sağdaki! Sana selam olsun!
Çeviri
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ
Waamma in kana mina almukaththibeenaaddalleen
Eğer o, yalanlayan sapıklardan ise.
Çeviri
فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ
Fanuzulun min hameem
İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Çeviri
وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ
Watasliyatu jaheem
Ve (onun sonu) Cehennem'e atılmaktır.
Çeviri
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ
Inna hatha lahuwa haqqualyaqeen
Şüphe yok ki, kesin gerçek işte budur.
Çeviri
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
Fasabbih bismi rabbika alAAatheem
O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!
Çeviri
Kur’an verileri: Quran Foundation.